1. sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gerekiyor. (bkz: zamanlama) konusunda zaten yazdıklarımı bilen vardır. herkesin kendi macerası kendine ama bu mesele sanırım evrenseldir.

  2. ailem hiç anlamadı bu konuyu, ama yıllar geçtikçe ben anlamaya başladım. büyüdükçe insan kendi geçmişine farklı bir gözle bakıyor. çocukluğumda ne kadar haklı olduğumu sandığım pek çok şey, şimdi düşününce o kadar da doğru değilmiş. olgunluk bunu fark etmek olsa gerek.

  3. okuyanın gözüne hitap etmek istemiyorum, dürüst yazıyorum: ben bu konuda hiç emin değilim. emin olduğum şeyler giderek azalıyor zaten ve bu beni rahatsız etmiyor. sözlük gibi yerler aslında ortak bir merak alanı; herkesin sertçe fikir sahibi olduğu bir yer değil, herkesin sorduğu bir yer.

  4. kar yağdığı sabahlar bende çocukluk hatıralarını uyandırır. küçükken kara fanatiktim, ilk kar düştüğünde okulda otururken pencereden dışarıyı izler, ders aklımdan çıkardı. öğretmenim bir gün tahtaya kalktı, "bugün matematik yerine kar üzerine yazalım, bakalım kim ne hissediyor" dedi. tüm sınıf saatler boyunca yazdı. o yazılardan birkaçını hala saklıyorum, sandığın derinlerinde. büyüklerin küçükleri anlamak için bazen ders programını kıvırması gerekiyor. en güzel öğretmenler bunu yapanlar oluyor zaten.

    karlı patika

"şarkı dinleyerek yazmak" başlığına entry yaz

entry yazmak için giriş yap ya da yazar ol.

adam kesen sözlükşeyler

hepsi →