1. sözlüğe ilk yazdığım entrylerden biri buydu sanırım. (bkz: hafıza yanılsaması) gibi ilk başlıklarımdan biri olmuştu. yıllar geçti, hâlâ aynı şeyleri yazıyorum aslında ama her seferinde biraz daha farklı bir gözle. olgunluk dediğin biraz da bu olsa gerek. tutuyorsun aynı sözleri, ama içleri başka anlamlarla doluyor.

  2. bilgisayarımda eski bir dosya buldum bugün; konuyla ilgili 10 yıl önceki notlarım. okurken yüzümde tebessüm oluştu. ne çok şey değişmiş, ne kadar az şey değişmiş aynı zamanda. (bkz: hayatın matematiği) gibi sonuçlar çıkıyor genelde. zamanın da kendi içinde bir tutarlılığı var işte.

  3. lise yıllarımda en yakın arkadaşım vardı, ikimiz de matematik fanatiğiydik. sabaha kadar problem çözer, sonra okula sersem giderdik. yıllar geçti, o akademisyen oldu, ben başka bir yola sapıştım. iki yılda bir falan görüşürüz, ama her görüşmemizde sanki yıllar geçmemiş gibi konuya kaldığımız yerden devam ederiz. iyi bir arkadaşlık böyle bir şey sanırım: zamana karşı dayanıklı. günümüzde sosyal medyada "arkadaş" sayılan binlerce isim arasında gerçekten yıllara dayanacak kaç tanesi var, bunu hep merak ederim. dışarı çıkıp birinin gözünün içine bakmadan arkadaşlık olmaz herhalde.

"şehir hayatına alışamayan insan" başlığına entry yaz

entry yazmak için giriş yap ya da yazar ol.

adam kesen sözlükşeyler

hepsi →