9 entry • 6288 görüntülenme • #spor
bugün filtresi açık; 9 sonuç. normal görünüme dön
  1. lise yıllarımda en yakın arkadaşım vardı, ikimiz de matematik fanatiğiydik. sabaha kadar problem çözer, sonra okula sersem giderdik. yıllar geçti, o akademisyen oldu, ben başka bir yola sapıştım. iki yılda bir falan görüşürüz, ama her görüşmemizde sanki yıllar geçmemiş gibi konuya kaldığımız yerden devam ederiz. iyi bir arkadaşlık böyle bir şey sanırım: zamana karşı dayanıklı. günümüzde sosyal medyada "arkadaş" sayılan binlerce isim arasında gerçekten yıllara dayanacak kaç tanesi var, bunu hep merak ederim. dışarı çıkıp birinin gözünün içine bakmadan arkadaşlık olmaz herhalde.

  2. iki sene önce bir konferansta tanıştığım biri vardı, ismini bile hatırlamıyorum şimdi ama bana söylediği şey hala aklımda. dedi ki: "hayatta neyin önemli olduğunu, neyin olmadığını ayırt etmek 30 yaşa kadar mümkün değil — çünkü yetişkinlerin standart bir hayat öğrenciliği var." o gün gülmüştüm, ama yıl sonunda doğruluğunu görmeye başladım. çevremde bir sürü insan hala hiç önemli olmayan şeyler için saatler harcıyor, kendi hayatını yaşadığını sanırken aslında başkasının yarışında koşuyor. bu konu çok büyük, küçük bir entry'ye sığmaz. ama bir not düşmek istedim.

  3. babamla 10 yıldır görüşmüyorduk, geçen yıl tesadüfen aynı şehirde olduğumuzu duyduk. önce telefonda konuştuk, sonra bir kahvede buluştuk. yan yana oturduk, yarım saat sustuk. ne ondan ne benden cümle çıkıyordu. sonra o, hep sevdiği şarkıyı mırıldanmaya başladı, ben aniden ağladım. iletişim her zaman cümle değildir; bazen ortak bir hatıra, yarım bir nakarat yeter. o gün babamla bütün kırgınlıklarımız çözülmedi tabii ama bir köprü kuruldu. zamana ve sabra ihtiyacımız var hepimizin.

    kuzey ışıkları

  4. bu mesele üzerine yıllardır düşünüyorum, çünkü babam da bu konuyu açıp dururdu. küçükken hiç anlamazdım, sadece dinler ve geçerdim. büyüdükçe bir gün kendimi onun cümlelerini birebir aynı tonla söylerken yakaladım, o gün şok oldum. demek ki bazı şeyleri sadece yaşayarak öğreniyoruz. okumanın, anlatılanın yetmediği bir kısım var hayatta. şimdi düşününce o senelerin değeri çok büyükmüş, kıymetini bilemedim. yazdıkça toparlıyorum belki, kim bilir; ama bir şey kesin: bu konuyu küçük bir entry'ye sığdırmak haksızlık olur.

  5. ailem hiç anlamadı bu konuyu, ama yıllar geçtikçe ben anlamaya başladım. büyüdükçe insan kendi geçmişine farklı bir gözle bakıyor. çocukluğumda ne kadar haklı olduğumu sandığım pek çok şey, şimdi düşününce o kadar da doğru değilmiş. olgunluk bunu fark etmek olsa gerek.

  6. ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o tartışma hâlâ yaşıyor zihnimde. demek ki bazı konular asla bitmiyor, sadece formdan forma giriyor.

  7. ailem hiç anlamadı bu konuyu, ama yıllar geçtikçe ben anlamaya başladım. büyüdükçe insan kendi geçmişine farklı bir gözle bakıyor. çocukluğumda ne kadar haklı olduğumu sandığım pek çok şey, şimdi düşününce o kadar da doğru değilmiş. olgunluk bunu fark etmek olsa gerek.

  8. fikrim çoktan netleşmiş bu konuda: ne yaparsan yap, vakit kazanamazsın. zamanı yöneten ölçütler dış değil iç dünyada. dış dünyaya çıkıp aramak nafile, herkes bunu önce dışarıda arıyor ama esas mesele şu: kendi içine bakan biri için zaman bir engel değil, akış. (bkz: stoa felsefesi)

  9. ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o tartışma hâlâ yaşıyor zihnimde. demek ki bazı konular asla bitmiyor, sadece formdan forma giriyor.

"eski futbolcuların kuşağı" başlığına entry yaz

entry yazmak için giriş yap ya da yazar ol.

yeni sözlükşeyler

hepsi →