10 entry • 2431 görüntülenme • #müzik
bugün filtresi açık; 10 sonuç. normal görünüme dön
  1. müzik dinlemek benim için hep bir kaçış oldu. küçükken kasetler vardı, ortaokulda walkman aldım, lise ipodla geçti, üniversitede spotify çıktı. dinleme şekli değişti ama duygu hep aynı kaldı: bir şarkı çalmaya başlayınca etrafımdaki dünya bir an için duraklıyor. bazen bu bana yetiyor; günün stresinden 3 dakika için kaçmak hayatımı kurtarıyor demeyeyim ama gerçek anlamda iyi geliyor. hala plak çalar açıp eski albümleri dinliyorum, çünkü dijital ortam ne kadar pratik olursa olsun bir parça eksik bırakıyor.

    pencere kenarında kedi

  2. üniversitedeki ilk yılımdı, kütüphanede sabaha kadar çalışıyordum sınavlar için. dışarıda yağmur vardı, içeride kalın halı ısıtıyordu. çok hatırlıyorum o günleri çünkü hayatımda ilk defa kendimi yetişkin gibi hissettim. babam aramıştı, telefonunda "biraz yorgun gibisin oğlum, fazla yorma kendini" demişti. o ana kadar yorgun olduğumu bile fark etmemiştim, ama onun bir cümlesiyle bütün kasların çözüldü. anladım ki sevgi bazen sadece doğru cümleyi söyleyebilmek, doğru zamanda. okul bitti, yıllar geçti, ama o cümle hala kulağımda.

  3. yıllar boyunca bu konuda yanıldığımı düşündüğümü hatırlıyorum. son birkaç yıldır ise emin değilim, belki de o zaman haklıydım. herkes bir şekilde haklı oluyor sanırım, yeter ki tutarlı durmaya devam et. tutarlılık zekanın olmazsa olmazıdır çünkü.

  4. okuyanın gözüne hitap etmek istemiyorum, dürüst yazıyorum: ben bu konuda hiç emin değilim. emin olduğum şeyler giderek azalıyor zaten ve bu beni rahatsız etmiyor. sözlük gibi yerler aslında ortak bir merak alanı; herkesin sertçe fikir sahibi olduğu bir yer değil, herkesin sorduğu bir yer.

  5. kısa olsun istiyorum ama olmuyor. çünkü bu konuyu kısa yazınca eksik kalıyor, uzun yazınca da kendi içimde bir tatmin oluyor. yazmak biraz da konuyu kendi başına ayrıştırma süreci sanırım. sözlüğün güzel yanı bu işte: yazarken düşüncen rafine oluyor, okuyucu olarak başkasının rafine düşüncelerini görüyorsun.

  6. sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gerekiyor. (bkz: zamanlama) konusunda zaten yazdıklarımı bilen vardır. herkesin kendi macerası kendine ama bu mesele sanırım evrenseldir.

  7. kısa bir hatırlatma: bu konuyu bir önceki yıl şu zamanlar yazmıştım. (bkz: yıldönümü) gibi tekrarlanan başlıklar oluyor sözlükte. yıllar geçtikçe aynı konuya geri dönmek artık bana ait olduğunu hissettiriyor. sözlük benim için kişisel bir günlüğe dönüştü zamanla.

    tribün gecesi

  8. bunu daha önce de yazdım, tekrar yazıyorum çünkü tekrar gündeme geldi. (bkz: hatırlatma) gibi bir başlık var sözlükte, ona ekleyeceklerim de var aslında ama bugün burada yazmak istedim. konuyu görmezden gelmek istemiyorum, gözardı edilen sözler ile insanlar arasında bir uçurum açılıyor zamanla.

    piknik sepeti

  9. ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o tartışma hâlâ yaşıyor zihnimde. demek ki bazı konular asla bitmiyor, sadece formdan forma giriyor.

  10. yıllar boyunca bu konuda yanıldığımı düşündüğümü hatırlıyorum. son birkaç yıldır ise emin değilim, belki de o zaman haklıydım. herkes bir şekilde haklı oluyor sanırım, yeter ki tutarlı durmaya devam et. tutarlılık zekanın olmazsa olmazıdır çünkü.

"klasik müzik konseri" başlığına entry yaz

entry yazmak için giriş yap ya da yazar ol.

yeni sözlükşeyler

hepsi →