14 entry • 641 görüntülenme • #teknoloji
  1. ailem hiç anlamadı bu konuyu, ama yıllar geçtikçe ben anlamaya başladım. büyüdükçe insan kendi geçmişine farklı bir gözle bakıyor. çocukluğumda ne kadar haklı olduğumu sandığım pek çok şey, şimdi düşününce o kadar da doğru değilmiş. olgunluk bunu fark etmek olsa gerek.

  2. bu konuyu hep merak ederdim, sonunda burada yazmak güzel. yıllar boyunca biriken küçük gözlemlerin bir araya gelmesi gerçekten enteresan bir şey ortaya çıkarıyor. arkadaşlarımla konuşurken hep aynı temayı dönüp dolaşıp anlatırım, çünkü içimde tutmak istemiyorum aslında. sözlük gibi mekanlar bu nedenle çok kıymetli; insanlar adları bilinmese bile kendi içlerinden gelen bir samimiyetle yazıyorlar.

  3. bu konuyu hep merak ederdim, sonunda burada yazmak güzel. yıllar boyunca biriken küçük gözlemlerin bir araya gelmesi gerçekten enteresan bir şey ortaya çıkarıyor. arkadaşlarımla konuşurken hep aynı temayı dönüp dolaşıp anlatırım, çünkü içimde tutmak istemiyorum aslında. sözlük gibi mekanlar bu nedenle çok kıymetli; insanlar adları bilinmese bile kendi içlerinden gelen bir samimiyetle yazıyorlar.

  4. ailem hiç anlamadı bu konuyu, ama yıllar geçtikçe ben anlamaya başladım. büyüdükçe insan kendi geçmişine farklı bir gözle bakıyor. çocukluğumda ne kadar haklı olduğumu sandığım pek çok şey, şimdi düşününce o kadar da doğru değilmiş. olgunluk bunu fark etmek olsa gerek.

  5. kahve içerken yazıyorum bunu. üçüncü fincanım ve hâlâ uyandığımı söyleyemem ama aklım açık. konunun şahsi yanı bu olsa gerek: anladığınız bir şey üzerine yazınca, anlamadığınızı görüyorsunuz. yazdıkça eksik kalan tarafı fark ediyor insan, ondan sonra entry'leri biraz daha derinleştirmek istiyor.

  6. sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gerekiyor. (bkz: zamanlama) konusunda zaten yazdıklarımı bilen vardır. herkesin kendi macerası kendine ama bu mesele sanırım evrenseldir.

  7. geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir tür dış ses gibi çalışıyor: kendi yargılarımı sınamak için. kimseye söylemediğim bir şey olduğunda yine de buraya yazıyorum sanırım. (bkz: anonim itiraf)

  8. kısa olsun istiyorum ama olmuyor. çünkü bu konuyu kısa yazınca eksik kalıyor, uzun yazınca da kendi içimde bir tatmin oluyor. yazmak biraz da konuyu kendi başına ayrıştırma süreci sanırım. sözlüğün güzel yanı bu işte: yazarken düşüncen rafine oluyor, okuyucu olarak başkasının rafine düşüncelerini görüyorsun.

  9. bu konuyu hep merak ederdim, sonunda burada yazmak güzel. yıllar boyunca biriken küçük gözlemlerin bir araya gelmesi gerçekten enteresan bir şey ortaya çıkarıyor. arkadaşlarımla konuşurken hep aynı temayı dönüp dolaşıp anlatırım, çünkü içimde tutmak istemiyorum aslında. sözlük gibi mekanlar bu nedenle çok kıymetli; insanlar adları bilinmese bile kendi içlerinden gelen bir samimiyetle yazıyorlar.

  10. kısa olsun istiyorum ama olmuyor. çünkü bu konuyu kısa yazınca eksik kalıyor, uzun yazınca da kendi içimde bir tatmin oluyor. yazmak biraz da konuyu kendi başına ayrıştırma süreci sanırım. sözlüğün güzel yanı bu işte: yazarken düşüncen rafine oluyor, okuyucu olarak başkasının rafine düşüncelerini görüyorsun.

"linux dağıtımı seçmek" başlığına entry yaz

entry yazmak için giriş yap ya da yazar ol.

adam kesen sözlükşeyler

hepsi →