ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o tartışma hâlâ yaşıyor zihnimde. demek ki bazı konular asla bitmiyor, sadece formdan forma giriyor. dfa gdfg dg
-
bu entry @deniz_gezgin tarafından düzenlendi. 11/10/2026 17:36bu entry'yi şikayet et
-
geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir tür dış ses gibi çalışıyor: kendi yargılarımı sınamak için. kimseye söylemediğim bir şey olduğunda yine de buraya yazıyorum sanırım. (bkz: anonim itiraf)
bu entry'yi şikayet et -
geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir tür dış ses gibi çalışıyor: kendi yargılarımı sınamak için. kimseye söylemediğim bir şey olduğunda yine de buraya yazıyorum sanırım. (bkz: anonim itiraf)
bu entry'yi şikayet et -
sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gerekiyor. (bkz: zamanlama) konusunda zaten yazdıklarımı bilen vardır. herkesin kendi macerası kendine ama bu mesele sanırım evrenseldir.
bu entry'yi şikayet et -
fikrim çoktan netleşmiş bu konuda: ne yaparsan yap, vakit kazanamazsın. zamanı yöneten ölçütler dış değil iç dünyada. dış dünyaya çıkıp aramak nafile, herkes bunu önce dışarıda arıyor ama esas mesele şu: kendi içine bakan biri için zaman bir engel değil, akış. (bkz: stoa felsefesi)
bu entry'yi şikayet et -
şehirde yaşamanın hem güzel hem yorucu yanları var ama benim için en zoru her gün etrafımda binlerce yabancı yüz olmasına rağmen kimseye ulaşamamak. köyde büyüdüm, herkes herkesi tanırdı. şehre geldiğimde bunun avantaj olacağını sanıyordum, anonim olmak özgürlük gibi geliyordu. yıllar sonra anladım ki ben aslında o tanıdıklığa ihtiyacım varmış. şimdi bile mahallemde komşularımı çok seçmeden selam veriyorum. bir gün belki birinin hayatına dokunacak küçük bir an çıkıyor o selamlardan; hiç değilse umut.
bu entry'yi şikayet et