fikrim çoktan netleşmiş bu konuda: ne yaparsan yap, vakit kazanamazsın. zamanı yöneten ölçütler dış değil iç dünyada. dış dünyaya çıkıp aramak nafile, herkes bunu önce dışarıda arıyor ama esas mesele şu: kendi içine bakan biri için zaman bir engel değil, akış. (bkz: stoa felsefesi)
-
bu entry'yi şikayet et
-
ailem hiç anlamadı bu konuyu, ama yıllar geçtikçe ben anlamaya başladım. büyüdükçe insan kendi geçmişine farklı bir gözle bakıyor. çocukluğumda ne kadar haklı olduğumu sandığım pek çok şey, şimdi düşününce o kadar da doğru değilmiş. olgunluk bunu fark etmek olsa gerek.
bu entry'yi şikayet et -
geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir tür dış ses gibi çalışıyor: kendi yargılarımı sınamak için. kimseye söylemediğim bir şey olduğunda yine de buraya yazıyorum sanırım. (bkz: anonim itiraf)
bu entry'yi şikayet et -
sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gerekiyor. (bkz: zamanlama) konusunda zaten yazdıklarımı bilen vardır. herkesin kendi macerası kendine ama bu mesele sanırım evrenseldir.
bu entry'yi şikayet et