13 entry • 5970 görüntülenme • #yaşam
  1. kahve içerken yazıyorum bunu. üçüncü fincanım ve hâlâ uyandığımı söyleyemem ama aklım açık. konunun şahsi yanı bu olsa gerek: anladığınız bir şey üzerine yazınca, anlamadığınızı görüyorsunuz. yazdıkça eksik kalan tarafı fark ediyor insan, ondan sonra entry'leri biraz daha derinleştirmek istiyor.

    açık kitap

  2. yıllarca kütüphanede çalıştım, ders verdim, kitap yazdım — ama bu konuda hiçbir akademik kaynak benim deneyimimi tam karşılayamadı. çünkü bu konunun bilgi tarafı kolay, asıl zor olan hissetme tarafı. birine "şöyle hisset" diyemiyorsun. kendin yaşamadan, dışarıdan biri sana anlatamaz. son birkaç yıldır öğrencilerime tavsiyem hep aynı oldu: kitabı kapat, dışarı çık, bir hafta sonra geri dön. yaşamadan öğrenilen şeyler insanı bir yerden öteye taşımıyor; sadece kendini bilmiş gibi gösteriyor. fark ettim ki olgunluğun en büyük testi alçakgönüllülük.

  3. babamla 10 yıldır görüşmüyorduk, geçen yıl tesadüfen aynı şehirde olduğumuzu duyduk. önce telefonda konuştuk, sonra bir kahvede buluştuk. yan yana oturduk, yarım saat sustuk. ne ondan ne benden cümle çıkıyordu. sonra o, hep sevdiği şarkıyı mırıldanmaya başladı, ben aniden ağladım. iletişim her zaman cümle değildir; bazen ortak bir hatıra, yarım bir nakarat yeter. o gün babamla bütün kırgınlıklarımız çözülmedi tabii ama bir köprü kuruldu. zamana ve sabra ihtiyacımız var hepimizin.

    eski mektup

"sabah erken kalkmak" başlığına entry yaz

entry yazmak için giriş yap ya da yazar ol.

adam kesen sözlükşeyler

hepsi →