1. geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir tür dış ses gibi çalışıyor: kendi yargılarımı sınamak için. kimseye söylemediğim bir şey olduğunda yine de buraya yazıyorum sanırım. (bkz: anonim itiraf)

  2. ailem hiç anlamadı bu konuyu, ama yıllar geçtikçe ben anlamaya başladım. büyüdükçe insan kendi geçmişine farklı bir gözle bakıyor. çocukluğumda ne kadar haklı olduğumu sandığım pek çok şey, şimdi düşününce o kadar da doğru değilmiş. olgunluk bunu fark etmek olsa gerek.

  3. müzik dinlemek benim için hep bir kaçış oldu. küçükken kasetler vardı, ortaokulda walkman aldım, lise ipodla geçti, üniversitede spotify çıktı. dinleme şekli değişti ama duygu hep aynı kaldı: bir şarkı çalmaya başlayınca etrafımdaki dünya bir an için duraklıyor. bazen bu bana yetiyor; günün stresinden 3 dakika için kaçmak hayatımı kurtarıyor demeyeyim ama gerçek anlamda iyi geliyor. hala plak çalar açıp eski albümleri dinliyorum, çünkü dijital ortam ne kadar pratik olursa olsun bir parça eksik bırakıyor.

    yağmurlu sokak

  4. şehirde yaşamanın hem güzel hem yorucu yanları var ama benim için en zoru her gün etrafımda binlerce yabancı yüz olmasına rağmen kimseye ulaşamamak. köyde büyüdüm, herkes herkesi tanırdı. şehre geldiğimde bunun avantaj olacağını sanıyordum, anonim olmak özgürlük gibi geliyordu. yıllar sonra anladım ki ben aslında o tanıdıklığa ihtiyacım varmış. şimdi bile mahallemde komşularımı çok seçmeden selam veriyorum. bir gün belki birinin hayatına dokunacak küçük bir an çıkıyor o selamlardan; hiç değilse umut.

"uzak ilişki krizi" başlığına entry yaz

entry yazmak için giriş yap ya da yazar ol.

yeni sözlükşeyler

hepsi →