okuyanın gözüne hitap etmek istemiyorum, dürüst yazıyorum: ben bu konuda hiç emin değilim. emin olduğum şeyler giderek azalıyor zaten ve bu beni rahatsız etmiyor. sözlük gibi yerler aslında ortak bir merak alanı; herkesin sertçe fikir sahibi olduğu bir yer değil, herkesin sorduğu bir yer.
-
bu entry'yi şikayet et
-
kısa bir hatırlatma: bu konuyu bir önceki yıl şu zamanlar yazmıştım. (bkz: yıldönümü) gibi tekrarlanan başlıklar oluyor sözlükte. yıllar geçtikçe aynı konuya geri dönmek artık bana ait olduğunu hissettiriyor. sözlük benim için kişisel bir günlüğe dönüştü zamanla.
bu entry'yi şikayet et -
geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir tür dış ses gibi çalışıyor: kendi yargılarımı sınamak için. kimseye söylemediğim bir şey olduğunda yine de buraya yazıyorum sanırım. (bkz: anonim itiraf)
bu entry'yi şikayet et -
kahve içerken yazıyorum bunu. üçüncü fincanım ve hâlâ uyandığımı söyleyemem ama aklım açık. konunun şahsi yanı bu olsa gerek: anladığınız bir şey üzerine yazınca, anlamadığınızı görüyorsunuz. yazdıkça eksik kalan tarafı fark ediyor insan, ondan sonra entry'leri biraz daha derinleştirmek istiyor.
bu entry'yi şikayet et -
sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gerekiyor. (bkz: zamanlama) konusunda zaten yazdıklarımı bilen vardır. herkesin kendi macerası kendine ama bu mesele sanırım evrenseldir.
bu entry'yi şikayet et