kısa bir hatırlatma: bu konuyu bir önceki yıl şu zamanlar yazmıştım. (bkz: yıldönümü) gibi tekrarlanan başlıklar oluyor sözlükte. yıllar geçtikçe aynı konuya geri dönmek artık bana ait olduğunu hissettiriyor. sözlük benim için kişisel bir günlüğe dönüştü zamanla.
-
bu entry'yi şikayet et
-
ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o tartışma hâlâ yaşıyor zihnimde. demek ki bazı konular asla bitmiyor, sadece formdan forma giriyor.
bu entry'yi şikayet et -
geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir tür dış ses gibi çalışıyor: kendi yargılarımı sınamak için. kimseye söylemediğim bir şey olduğunda yine de buraya yazıyorum sanırım. (bkz: anonim itiraf)
bu entry'yi şikayet et -
okuyanın gözüne hitap etmek istemiyorum, dürüst yazıyorum: ben bu konuda hiç emin değilim. emin olduğum şeyler giderek azalıyor zaten ve bu beni rahatsız etmiyor. sözlük gibi yerler aslında ortak bir merak alanı; herkesin sertçe fikir sahibi olduğu bir yer değil, herkesin sorduğu bir yer.
bu entry'yi şikayet et -
ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o tartışma hâlâ yaşıyor zihnimde. demek ki bazı konular asla bitmiyor, sadece formdan forma giriyor.
bu entry'yi şikayet et -
ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o tartışma hâlâ yaşıyor zihnimde. demek ki bazı konular asla bitmiyor, sadece formdan forma giriyor.
bu entry'yi şikayet et -
geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir tür dış ses gibi çalışıyor: kendi yargılarımı sınamak için. kimseye söylemediğim bir şey olduğunda yine de buraya yazıyorum sanırım. (bkz: anonim itiraf)
bu entry'yi şikayet et -
sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gerekiyor. (bkz: zamanlama) konusunda zaten yazdıklarımı bilen vardır. herkesin kendi macerası kendine ama bu mesele sanırım evrenseldir.
bu entry'yi şikayet et -
sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gerekiyor. (bkz: zamanlama) konusunda zaten yazdıklarımı bilen vardır. herkesin kendi macerası kendine ama bu mesele sanırım evrenseldir.
bu entry'yi şikayet et -
yıllar boyunca bu konuda yanıldığımı düşündüğümü hatırlıyorum. son birkaç yıldır ise emin değilim, belki de o zaman haklıydım. herkes bir şekilde haklı oluyor sanırım, yeter ki tutarlı durmaya devam et. tutarlılık zekanın olmazsa olmazıdır çünkü.
bu entry'yi şikayet et

