geçen ay tatildeyken bir akşam sahildeki kahvede oturuyordum. yan masada yaşı 70'lere yaklaşmış bir adam ve eşi vardı, sessizce çay içiyorlardı. ben de hep yaptığım gibi insanları izlemeye koyuldum. yarım saatte bir kelime bile etmediler, sadece arada bakıştılar. o sessizlikte yıllar boyu birikmiş bir alışkanlık vardı; konuşmaya gerek bırakmayan bir anlayış. eve dönerken bu meseleyi bütün yol boyu düşündüm. evlilik bence biraz da bu sessizliğin kazanıldığı andan sonra başlıyor. öncesi flört, sonrası tanışma — gerçek evlilik o sessizlikte sayılır.
