kahve içme tutkum 25 yaşımdan sonra başladı, öncesinde hiç sevmezdim. ilk fincan acı geldi, ikinci fincan tahammül edilebilirdi, üçüncüsünde fark ettim ki kahve aslında insanı kafa olarak de
kahve içme tutkum 25 yaşımdan sonra başladı, öncesinde hiç sevmezdim. ilk fincan acı geldi, ikinci fincan tahammül edilebilirdi, üçüncüsünde fark ettim ki kahve aslında insanı kafa olarak değil kalp olarak uyandıran bir şey. sabah kalkıp ilk işim kahve makinesini çalıştırmak, su ısınırken pencereden sokağa bakıyorum, yavaş yavaş şehir uyanıyor. o anların değeri büyük benim için; günün geri kalanı ne kadar yoğun olursa olsun, en azından sabah kendime ait yarım saat var. herkesin böyle bir ritüel bulması lazım sanırım.
şehirde yaşamanın hem güzel hem yorucu yanları var ama benim için en zoru her gün etrafımda binlerce yabancı yüz olmasına rağmen kimseye ulaşamamak. köyde büyüdüm, herkes herkesi tanırdı.
geçen ay tatildeyken bir akşam sahildeki kahvede oturuyordum. yan masada yaşı 70'lere yaklaşmış bir adam ve eşi vardı, sessizce çay içiyorlardı. ben de hep yaptığım gibi insanları izl
yıllarca kütüphanede çalıştım, ders verdim, kitap yazdım — ama bu konuda hiçbir akademik kaynak benim deneyimimi tam karşılayamadı. çünkü bu konunun bilgi tarafı kolay, asıl zor olan hisse
@mert_yazar1 dk1 okunma
Oturum ve tercihler için gerekli çerezler kullanılır.
İsteğe bağlı ölçüm servisi şu an etkin değildir. Daha fazla bilgi