klasik müzik konseri
müzik dinlemek benim için hep bir kaçış oldu. küçükken kasetler vardı, ortaokulda walkman aldım, lise ipodla geçti, üniversitede spotify çıktı. dinleme şekli değişti ama duygu hep aynı kal
KEŞİF
müzik dinlemek benim için hep bir kaçış oldu. küçükken kasetler vardı, ortaokulda walkman aldım, lise ipodla geçti, üniversitede spotify çıktı. dinleme şekli değişti ama duygu hep aynı kal
üniversitedeki ilk yılımdı, kütüphanede sabaha kadar çalışıyordum sınavlar için. dışarıda yağmur vardı, içeride kalın halı ısıtıyordu. çok hatırlıyorum o günleri çünkü hayatımda ilk defa ken
bu mesele üzerine yıllardır düşünüyorum, çünkü babam da bu konuyu açıp dururdu. küçükken hiç anlamazdım, sadece dinler ve geçerdim. büyüdükçe bir gün kendimi onun cümlelerini birebir aynı to
üniversitedeki ilk yılımdı, kütüphanede sabaha kadar çalışıyordum sınavlar için. dışarıda yağmur vardı, içeride kalın halı ısıtıyordu. çok hatırlıyorum o günleri çünkü hayatımda ilk defa ken
kahve içme tutkum 25 yaşımdan sonra başladı, öncesinde hiç sevmezdim. ilk fincan acı geldi, ikinci fincan tahammül edilebilirdi, üçüncüsünde fark ettim ki kahve aslında insanı kafa olarak de
eski dosyalarımı temizliyordum geçen hafta, 2008'den kalma bir not defteri buldum. içinde lise son sınıfta yazdığım üç dört sayfalık bir şey vardı, o zamanın aşkıma. okurken kıpkırmız
üniversitedeki ilk yılımdı, kütüphanede sabaha kadar çalışıyordum sınavlar için. dışarıda yağmur vardı, içeride kalın halı ısıtıyordu. çok hatırlıyorum o günleri çünkü hayatımda ilk defa ken
fikrim çoktan netleşmiş bu konuda: ne yaparsan yap, vakit kazanamazsın. zamanı yöneten ölçütler dış değil iç dünyada. dış dünyaya çıkıp aramak nafile, herkes bunu önce dışarıda arıyor ama es
bu konuyu hep merak ederdim, sonunda burada yazmak güzel. yıllar boyunca biriken küçük gözlemlerin bir araya gelmesi gerçekten enteresan bir şey ortaya çıkarıyor. arkadaşlarımla konuşurken h
bu konuyu hep merak ederdim, sonunda burada yazmak güzel. yıllar boyunca biriken küçük gözlemlerin bir araya gelmesi gerçekten enteresan bir şey ortaya çıkarıyor. arkadaşlarımla konuşurken h
kahve içerken yazıyorum bunu. üçüncü fincanım ve hâlâ uyandığımı söyleyemem ama aklım açık. konunun şahsi yanı bu olsa gerek: anladığınız bir şey üzerine yazınca, anlamadığınızı görüyorsunuz
fikrim çoktan netleşmiş bu konuda: ne yaparsan yap, vakit kazanamazsın. zamanı yöneten ölçütler dış değil iç dünyada. dış dünyaya çıkıp aramak nafile, herkes bunu önce dışarıda arıyor ama es