kayıt cihazı
geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir
KEŞİF
geçen hafta tatilden döndüm. yolda gelirken bu meseleyle ilgili uzun uzun düşündüm. otobüsün arka koltuğunda kulaklığım takılı, dışarıyı izleyerek anladım ki sözlük entryleri benim için bir
ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o t
kısa olsun istiyorum ama olmuyor. çünkü bu konuyu kısa yazınca eksik kalıyor, uzun yazınca da kendi içimde bir tatmin oluyor. yazmak biraz da konuyu kendi başına ayrıştırma süreci sanırım. s
sabahleyin uyandığımda bir an için bu konuyu düşündüm. henüz uykunun kırıntıları gözümdeydi ama net görüyordum: olay aslında çok basit, sadece doğru zamana ve doğru kişiye denk gelmek gereki
kahve içerken yazıyorum bunu. üçüncü fincanım ve hâlâ uyandığımı söyleyemem ama aklım açık. konunun şahsi yanı bu olsa gerek: anladığınız bir şey üzerine yazınca, anlamadığınızı görüyorsunuz