ailem hiç anlamadı bu konuyu, ama yıllar geçtikçe ben anlamaya başladım. büyüdükçe insan kendi geçmişine farklı bir gözle bakıyor. çocukluğumda ne kadar haklı olduğumu sandığım pek çok şey, şimdi düşününce o kadar da doğru değilmiş. olgunluk bunu fark etmek olsa gerek.
-
bu entry'yi şikayet et
-
ne zaman bu konu açılsa, kişisel bir anım canlanır. lise yıllarımda en yakın arkadaşımla konuşurken yapmıştık aslında benzer bir tartışmayı. (bkz: yıllar geçti) o günler geride kaldı ama o tartışma hâlâ yaşıyor zihnimde. demek ki bazı konular asla bitmiyor, sadece formdan forma giriyor.
bu entry'yi şikayet et -
iki sene önce bir konferansta tanıştığım biri vardı, ismini bile hatırlamıyorum şimdi ama bana söylediği şey hala aklımda. dedi ki: "hayatta neyin önemli olduğunu, neyin olmadığını ayırt etmek 30 yaşa kadar mümkün değil — çünkü yetişkinlerin standart bir hayat öğrenciliği var." o gün gülmüştüm, ama yıl sonunda doğruluğunu görmeye başladım. çevremde bir sürü insan hala hiç önemli olmayan şeyler için saatler harcıyor, kendi hayatını yaşadığını sanırken aslında başkasının yarışında koşuyor. bu konu çok büyük, küçük bir entry'ye sığmaz. ama bir not düşmek istedim.
bu entry'yi şikayet et -
lise yıllarımda en yakın arkadaşım vardı, ikimiz de matematik fanatiğiydik. sabaha kadar problem çözer, sonra okula sersem giderdik. yıllar geçti, o akademisyen oldu, ben başka bir yola sapıştım. iki yılda bir falan görüşürüz, ama her görüşmemizde sanki yıllar geçmemiş gibi konuya kaldığımız yerden devam ederiz. iyi bir arkadaşlık böyle bir şey sanırım: zamana karşı dayanıklı. günümüzde sosyal medyada "arkadaş" sayılan binlerce isim arasında gerçekten yıllara dayanacak kaç tanesi var, bunu hep merak ederim. dışarı çıkıp birinin gözünün içine bakmadan arkadaşlık olmaz herhalde.
bu entry'yi şikayet et