müzik dinlemek benim için hep bir kaçış oldu. küçükken kasetler vardı, ortaokulda walkman aldım, lise ipodla geçti, üniversitede spotify çıktı. dinleme şekli değişti ama duygu hep aynı kal
müzik dinlemek benim için hep bir kaçış oldu. küçükken kasetler vardı, ortaokulda walkman aldım, lise ipodla geçti, üniversitede spotify çıktı. dinleme şekli değişti ama duygu hep aynı kaldı: bir şarkı çalmaya başlayınca etrafımdaki dünya bir an için duraklıyor. bazen bu bana yetiyor; günün stresinden 3 dakika için kaçmak hayatımı kurtarıyor demeyeyim ama gerçek anlamda iyi geliyor. hala plak çalar açıp eski albümleri dinliyorum, çünkü dijital ortam ne kadar pratik olursa olsun bir parça eksik bırakıyor.
kahve içme tutkum 25 yaşımdan sonra başladı, öncesinde hiç sevmezdim. ilk fincan acı geldi, ikinci fincan tahammül edilebilirdi, üçüncüsünde fark ettim ki kahve aslında insanı kafa olarak de
üniversitedeki ilk yılımdı, kütüphanede sabaha kadar çalışıyordum sınavlar için. dışarıda yağmur vardı, içeride kalın halı ısıtıyordu. çok hatırlıyorum o günleri çünkü hayatımda ilk defa ken
babamla 10 yıldır görüşmüyorduk, geçen yıl tesadüfen aynı şehirde olduğumuzu duyduk. önce telefonda konuştuk, sonra bir kahvede buluştuk. yan yana oturduk, yarım saat sustuk. ne ondan ne b