şehir hayatına alışamayan insan
lise yıllarımda en yakın arkadaşım vardı, ikimiz de matematik fanatiğiydik. sabaha kadar problem çözer, sonra okula sersem giderdik. yıllar geçti, o akademisyen oldu, ben başka bir yola sapı
KEŞİF
lise yıllarımda en yakın arkadaşım vardı, ikimiz de matematik fanatiğiydik. sabaha kadar problem çözer, sonra okula sersem giderdik. yıllar geçti, o akademisyen oldu, ben başka bir yola sapı
bilgisayarımda eski bir dosya buldum bugün; konuyla ilgili 10 yıl önceki notlarım. okurken yüzümde tebessüm oluştu. ne çok şey değişmiş, ne kadar az şey değişmiş aynı zamanda. (bkz: hayatın
kısa bir not olsun: bu meseleyi ilk duyduğumda yanlış anladığımı sonradan farkettim. söze nereden başlamalı, hangi tarafından tutmalı diye uzun süre düşündüm. çünkü konuyu doğru anlatabilmek
sözlüğe ilk yazdığım entrylerden biri buydu sanırım. (bkz: hafıza yanılsaması) gibi ilk başlıklarımdan biri olmuştu. yıllar geçti, hâlâ aynı şeyleri yazıyorum aslında ama her seferinde biraz
ailem hep bu konuda farklı düşünürdü, bense tam tersini savunurdum. yıllar geçince anladım ki ikimiz de haklıydık aslında, sadece farklı yaşların gözünden bakıyorduk. şimdi onların yaşına ge
tartışmalı bir mesele. ben tarafsız olmaya çalışıyorum genelde ama bu konuda fikrim çoktan netleşmiş durumda: insan kendisinin farkına vardığı oranda gerçektir. geri kalanı sadece dış görünü