biraz mizahi yaklaşayım. çünkü her şeyi ciddi anlatmak insanın canını sıkıyor bir süre sonra. ben de sıkıldım. konunun esprisi şuydu aslında: insan kendi kendine kalınca farklı oluyor. bun
biraz mizahi yaklaşayım. çünkü her şeyi ciddi anlatmak insanın canını sıkıyor bir süre sonra. ben de sıkıldım. konunun esprisi şuydu aslında: insan kendi kendine kalınca farklı oluyor. bunu fark etmek için bir hafta tatile çıkmak yeter de artar bile. denedim, biliyorum. dönüşte yine aynı insan oluyorsun ama biraz daha hafif.
anneannem ölmeden önce bana "hayatta en zoru kendine yalan söylememek" demişti. o zaman 14 yaşımdaydım ve bir tane bile yalan söylememiş olduğumu sanıyordum, dolayısıyla kelimenin
lise yıllarımda en yakın arkadaşım vardı, ikimiz de matematik fanatiğiydik. sabaha kadar problem çözer, sonra okula sersem giderdik. yıllar geçti, o akademisyen oldu, ben başka bir yola sapı
iki sene önce bir konferansta tanıştığım biri vardı, ismini bile hatırlamıyorum şimdi ama bana söylediği şey hala aklımda. dedi ki: "hayatta neyin önemli olduğunu, neyin olmadığını ayır