iki sene önce bir konferansta tanıştığım biri vardı, ismini bile hatırlamıyorum şimdi ama bana söylediği şey hala aklımda. dedi ki: "hayatta neyin önemli olduğunu, neyin olmadığını ayır
iki sene önce bir konferansta tanıştığım biri vardı, ismini bile hatırlamıyorum şimdi ama bana söylediği şey hala aklımda. dedi ki: "hayatta neyin önemli olduğunu, neyin olmadığını ayırt etmek 30 yaşa kadar mümkün değil — çünkü yetişkinlerin standart bir hayat öğrenciliği var." o gün gülmüştüm, ama yıl sonunda doğruluğunu görmeye başladım. çevremde bir sürü insan hala hiç önemli olmayan şeyler için saatler harcıyor, kendi hayatını yaşadığını sanırken aslında başkasının yarışında koşuyor. bu konu çok büyük, küçük bir entry'ye sığmaz. ama bir not düşmek istedim.
anneannem ölmeden önce bana "hayatta en zoru kendine yalan söylememek" demişti. o zaman 14 yaşımdaydım ve bir tane bile yalan söylememiş olduğumu sanıyordum, dolayısıyla kelimenin
lise yıllarımda en yakın arkadaşım vardı, ikimiz de matematik fanatiğiydik. sabaha kadar problem çözer, sonra okula sersem giderdik. yıllar geçti, o akademisyen oldu, ben başka bir yola sapı
üniversitedeki ilk yılımdı, kütüphanede sabaha kadar çalışıyordum sınavlar için. dışarıda yağmur vardı, içeride kalın halı ısıtıyordu. çok hatırlıyorum o günleri çünkü hayatımda ilk defa ken